parfüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
parfüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2014 Pazartesi

ABD Kozmetik Alışverişim!

Herkese merhaba!
Bir önceki yazımda ABD'den gelirken getirmem gereken ürünleri, markaları sormuştum. Hepsini not ettim kenara. Gitmeden önce hali hazırda orada yaşayan blogger'lardan yardım aldım, neyi nereden ucuza alabilirim diye. Çok sevdiğim bir blogger olan Kozmetik Denizi beni gerek mağazalar, gerekse eyalet vergisi konusunda oldukça bilgilendirdi.

En başta yanlış bilinen bir inanışı düzelteyim: ABD ucuz bir yer değil! Doların kuru 2.2-2.3 tl arasında seyrediyor zaten ve ABD'de ne alırsanız alın, yiyecek, kozmetik, elektronik ve hatta kartpostal bile olsa, o ürünü aldığınız eyaletin vergi oranını da ayrıyeten ödüyorsunuz. Vergi oranı etiketlerde yazmıyor, kasada ayrıyeten ekliyorlar.
Mesela aynı ürünü New York'tan alırsanız %8.875 vergi öderken, California'da %10 vergi ödüyorsunuz.

Yani Apple Store'larda gördüğünüz o iPhone'lar da, Sephora ABD'nin web sitesinde gördüğünüz makyaj malzemeleri de vergisiz fiyatlar. 
Dolayısıyla, "Amerika'ya giden birini bulur ucuza getirtirim" düşüncesi artık çok da geçerli değil.

Bazı kozmetik markaları Türkiye'ye kıyasla çok uygunken, bazıları -The Balm gibi- Türkiye'nin 2-3 katı fiyata satılıyordu. Zaten her şeyim olduğu için ve belimi büken vergi oranları yüzünden kozmetik alışverişinde çok açılmadım :) İşte aldıklarım:

- Lush Ocean Salt Face And Body Scrub
- Lush Mask of Magnaminty
- Lush Bubblegum Lip Scrub 
Aslında Lush'a sadece lip scrub almaya gitmiştim. Ancak çalışanın ağzı o kadar iyi laf yapıyordu ki, aşırı pahalı olmasına rağmen diğer 2'sini de aldım :/ En son 8-9 sene önce, İngiltere'deyken Lush alışverişi yapmıştım. İngiltere gibi pahalı bir ülkede Lush en ucuz şeydi. Ancak ABD'de aşırı pahalı. Sırf el kadar Ocean Salt'a 20 küsür $ verdim, oradan hesap edin. Çok kazıklandığımı gören çalışan bana acımış olacak ki, Dark Angels'tan bir tutam hediye etti :)

- Jennifer Lopez- Miami Glow: "Hayatımın parfümü" diyeceğim 2 parfümden birisi. Ve hayatımda ilk kez, bir parfümün 2. şişesini alıyorum. İlki bitmedi, hayır; ama sıkılmadan bitireceğimi eminim. Zor bulunan bu parfümü bulmuşken stokladım. Fiyatı: 30$ + eyalet vergisi.

- Organix- Coconut Milk Conditioner: Hindistan cevizli her şeyin hastasıyım, hazır saç kremim bitmişken bunu da aldım. Saçlarımı yumuşacık yapıyor, severek kullanıyorum. Organix markasından başka ürünler de blog satışımda yer alacak.

- Trader Joe's Tea Tree Tingle: Trader Joe's, ABD'nin kendi üretimi olan organik ürünleriyle meşhur marketler zinciri. Büyükçe bir süpermarket düşünün, satılan neredeyse her şey kendi üretimleri; aynı zamanda organik ve oldukça kaliteli. Bu şampuanı sülfat içermediği için aldım. Bir Otacı değil; ama sevdim yine de.

- Harajuku Lovers- G.: Bu parfüme yıllarca iç geçirerek baktım, zira çok pahalıydı. Gwen Stefani'nin çıkardığı bu serinin çok tatlı ambalajları var. Zaten bir hindistan cevizi kokusu olunca direkt atladım. 10 ml'lik parfüme 10$ + eyalet vergisi verdim. Yüksek beklentilerime rağmen parfümü aman aman beğendiğim söylenemez.

- Bath & Body Works: Bu marka da, ABD'de yaşayan blogger'ların sık sık "bilmemkaç tane ürününü 2$'a aldıııım" gibisinden paylaşımlarıyla tanıdığım bir markaydı; ancak ne hikmetse o indirimler bana denk gelmedi :) Bu ürüne de saf şeker kokusu yüzünden bayıldım, severek kullanıyorum. 

- Beauty Blender: Sephora'dan 20$ + eyalet vergisine aldım. İzlediğim video'larda daha büyük görünüyordu, ancak minicik bir ürün. Çok merak etmesem hayatta o kadar parayı vermezdim. Birkaç kez kullanma fırsatım oldu, aman aman bayıldım diyemeyeceğim, ancak denedikçe göreceğiz...

- Palmer's Coconut Oil Formula - Brazilian Keratin System: Taaa ekim ayında, Brezilya'da Brezilya fönü yaptırmıştım. Formaldehitsiz keratinle yaptırdığım için, kuaförüm fönümün 2-3 ay dayanacağını söylemişti. Ama o da ne? Saçlarım hala düz! :) Ancak her ihtimale karşın bu doğal ve fiyatı uygun keratin bakımı setini aldım. İçindeki ürünler Brezilya fönünce kullanılanlarla aynı; ama daha yumuşak formüllü. Fiyatı 10-20$ arasındaydı. (eyalet vergisi hariç)

Gelelim makyaj malzemelerine!

Başta da dediğim gibi, her şeyden 3'er 5'er olduğu için çok açılmadım.
- Tarte Lip Surgence - Instant Bride: Bu ürünü New York'ta bir arkadaşımla buluşmadan önce Sephora'da deneyip hastası olmuştum. Buluşma süresince rujum çıkmasın diye çok özen gösterdim :) Daha sonra dayanamadım ve bir ruja 25$ + eyalet vergisi ödeme pahasına aldım bu bebeği. Ruj swatch'larında felaketim; ancak bir yolunu bulursam mutlaka yazısını yazacağım.

- MAC Mineralize Skinfinish Natural: MAC'ten bir pudra almak uzun zamandır aklımdaydı. Hazır Golden Rose pudram kırılmışken bunu aldım, fiyatı 30$ + eyalet vergisi. Ancak bir sorun var, pudra fırçam yok ve ABD'deyken aklıma gelmedi bu gerçek :) Aklımda Real Techniques pudra fırçası var ama sizin önerdiğiniz güzel bir fırça var mı?

- Bobbi Brown Long-Wear Gel Eyeliner- Espresso Ink: MAC'in Blacktrack'inin hastası olarak bir de kahverengi bir jel eyeliner istiyordum ve farklı markalara da şans vermek istediğimden, bu ürün 1-1,5 yıldır aklımdaydı. Gittiğim her ülkede bunun fiyatına bakıyordum. Sonunda Blacktrack'in dibini görmeye başlayınca bunu almanın zamanı geldiğine karar verdim ve çok da ucuz olmayan bir fiyata aldım. 24$ + eyalet vergisi. Bir eyeliner'ın rahat 2 yıl gittiğini göz önüne alırsak, çok da acımadığım bir alışveriş oldu.

- MAC- In Extreme Dimension Lash Maskara: MAC'te aldığım makyaj eğitimi sırasında bana uygulanan ve hayran kaldığım bir maskaraydı. 2 rengi var, normal ve koyu. MUA, beyaz tenli olduğum için normalini tavsiye etti. Fiyatı 20 küsur dolar + eyalet vergisi. Elimde bitirilmeyi bekleyen birkaç tane maskara olduğundan, birkaç ay daha hasretle kendisine bakacağım :)

Yine çooook uzun bir yazı oldu ama her uzun yazıdan sonra sıkılmadan okuduğunuzu söylediğiniz yorumlar oluyor, o yüzden son olarak da, ABD'deki müşteri memnuniyeti hakkında bir şey yazacağım.

ABD'de insanlar sürekli gülümsüyor, birbirine yol veriyor, tanışmayan insanlar selamlaşıyor, size yardım teklif ediyor. Müşteri ilişkileri de aynı şekilde. Bir mağazaya girdiğinizde, çalışan kişi gerçekten gülümsemeyerek sizi selamlıyor ve asla
peşinizde dolanmıyor. Bir kez "yardımcı olabileceğim bir şey var mı" diyor, siz "yok" deyince, "peki, bir ihtiyacınız olursa ben buradayım" diyor ve işiniz düştüğünde gerçekten de kolayca bulabiliyorsunuz onu. 

Diyelim ki bir pantolon alacaksınız ama bedeninizi bilmiyorsunuz. Çalışan kişi gelip size soruyor zaten aradığınız bir şey olup olmadığını. Siz durumu açıklıyorsunuz, mağazadaki bütün kotları -hatta depodakileri- tarıyor, sizin bedeninize uyan bütün kotları sıralıyor önünüze. Hiçbir şey almasanız bile sürekli gülümser haldeler.

Bath & Body Works mağazasına girer girmez, reyonlar arasında dolaşan kadın bana acayip sempatik bir şekilde "hello hello helloooo sunshine!" demişti; bu ABD'de çok normal bir şey. Kasiyerler size "babe", "sweetheart" diye hitap edebilir, saatlerdir ayakta olmalarına rağmen son derece sıcak bir şekilde sizinle arkadaşınızmış gibi günlük muhabbetlere girebilirler.

En güzeli ise Sephora'lar! Gidin, istediğiniz markanın standından, istediğiniz ürünlerle makyajınızı yapın, çıkın. Kimse bir şey demez ya da sizi takip etmez. O yüzden kızlar Sephora'ya makyaj yapmak için gidiyordu-tabii ben de :) Hem merak ettiğim ürünleri deneme fırsatı buldum hem yeni markalar tanıdım hem de oradaki acayip yardımsever MUA'lara bir güzel makyaj yaptırdım :)

ABD'de herhangi bir mağazada, isterse içerisi mahşer yeri gibi olsun, kimden yardım isterseniz isteyin, size yardım etmek için çırpınırlar; çünkü müşteri en önemli şeydir.
Aynısının Türkiye boyutunu ise sizlerin yorumuna bırakıyorum...:)


ABD'den aldığım Physicians Formula, Revlon, Organix, EOS, Hard Candy, Maybelline gibi markaların ürünlerinden oluşan blog satışım ileriki günlerde ve ayrıca Michael Kors, Tommy Hilfiger, GAP, Guess, Columbia, Sketchers gibi markaların ürünlerinden oluşan satışım da onun ertesinde başlayacak ;)

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Perfume Jewels Ürünleri - Biricit'in Çekilişinden Kazandıklarım

Eyüp Sabri Tuncer'in neredeyse bütün ürünlerini severek kullanıyorum, en sevdiğim ürünleri ise Perfume Jewels serisinden. Birkaç sene önce indirim döneminde tesadüfen keşfedip 3'lü setlerinden sipariş vermiştim. Özelllikle vücut losyonları acayip kalıcı ve 2-3 gün çıkmıyor kokusu. Birçok kişi muhteşem narlı vücut losyonumun kokusunu parfüm zannediyordu :)

Hazır başlamışken küçük bir de anımı anlatasım geldi :) 2 yaz önce çok da hoşlanmadığım biri yatılı misafirimdi. Duş aldı, odama geçti giyinmek için. O sıralarda Perfume Jewels narlı vücut losyonum bitmek üzereydi, gıdım gıdım kullanıyorum. Derken odamdan buram buram narlı vücut losyonu kokusu gelmeye başladı, çıldırdım resmen! Misafirim o kadar vücut ürününün arasından seçe seçe en sevdiğim, kullanmaya kıyamadığım losyonumu seçmiş, boca etmişti.
Normalde çok eli açık biriyim, sevdiğim biri şişenin tamamını bitirse sorun etmem ama sevmediğim bir kişi olunca bayağı sinirlenmiştim. Hatta o günü hatırlayan arkadaşlarım bu kazandığım hediyeleri görünce hemen hatırladılar :)

Bu da böyle bir anımdır deyip sevgili Biricit'in çekişinden kazandığım hediyelere geçeyim.



Normalde çekilişten Perfume Jewels splash ve duş jeli kazanmıştık ama sağolsunlar o nefis vücut losyonlarından da yollamışlar :)
Denemediğim ürünlerinden denemek istedim, o yüzden çok merak ettiğim Hot Kisses'ı ve Cherry Pie'ı tercih ettim.

Cherry Pie'ın açıklamasında "narenciye ve çiçek tatlı, odunsu notalarıyla muhteşem kombinasyonu" yazıyor. Ben bu parfümü açıkçası daha tatlı bir koku zannediyordum ama hafif baharatlı, harika bir koku. Normalde baharatlı kokuları hiç sevmezdim ama Cherry Pie'dan sonra baharatlı parfümleri araştırmaya başladım :)

Vücut losyonu da diğer Perfume Jewels losyonları gibi oldukça kalıcı ve farkedilir.

Hot Kisses'ın açıklamasında ise, hindistan cevizi, zambak, yasemin ve sandal ağacı notalarının gül ve müge notalarıyla kombinasyonu diyor. Hindistan cevizi kokusu çok yoğun değil ama hafif, parfümlü bir kokusu var.

Sevgili Yasemin'e ve bu çekilişi yapan Eyüp Sabri Tuncer'e çok teşekkür ederim!

Siz de Eyüp Sabri Tuncer ürünlerini denemek isterseniz buradan alabilirsniz.

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Erkek Gözünden: Jil Sander - Sun Men

Artık erkekler de kendine bakıyor, bakım ürünleri alıyor. Kendi arkadaş çevremdeki erkekleri bakım ürünü almaları konusunda genelde ben yönlendiririm ya da sahip oldukları bütün ürünler benim hediyemdir :) Eskiden parfüm sıkan, krem süren erkeklerler tuhaf karşılandırdı ama neyse ki bu zihniyet aşılıyor, erkekler dış görünüşlerine daha çok önem veriyor. Bazı blog'larda erkeklerin kozmetik üzerine yazılarını görüyorum ve okumaktan çok keyif alıyorum. Ben de bundan sonra blog'umda "erkek gözünden" diye bir bölüm açmaya ve çevremdeki erkeklere kullandıkları ürünlerin yazılarını yazdırmaya karar verdim. Umarım keyif alırsınız :)
İlk yazı, kendi deyimiyle "benden önce sadece limon kolonyası kullanan" yakın arkadaşım Onur'dan. Laf aramızda, ben bile bu kadar güzel bir inceleme yazamazdım ;)

-----
Jil Sander Sun Men

Jil Sander’in erkek kullanımına sunduğu bir yaz parfümü. Tam anlamıyla yazı hatırlatıyor.

Parfüm, hemen hemen bütün yaz parfümlerinde olduğu gibi turunçgil notalarıyla açılıyor. Ardından nutmeg ve vanilya ile kremsi bir hal alıyor. Vanilyadan kaynaklanan bu tatlılığa orta notalarda kakule de katılıyor ve baharatımsı bir hal alıyor. Ancak burnu çok yormayan ve baharat denince hemen akla gelen insanın içini bayan o bilindik baharat kokusu değil. Çok hafif.
Başlangıç ve orta notaların bu gidişatına dip notalarda sandal ağacı eşlik ederek parfüm son halini alıyor ve tenden bu şekilde ayrılıyor. Turunçgil ve kremsi vanilya/nutmeg kokusu parfümün esasını teşkil ediyor izlenimime göre. Birkaç yerde bu parfüme “güneş yağı” kokusu denildiğini de okumuştum. İnsanların aklında direkt yaz çağrışımı yapmak istemişler ve bunu da gerçekten başarmışlar. Tam anlamıyla yazı hatırlatan bir koku. 



Parfümle ilgili yorumlarıma gelecek olursam. Her ne kadar erkek parfümü olarak lanse edilse de tipik maskülen parfümlerden değil. Hatta hiç değil. Öyle ki üzerindeki “Men” ibaresi olmasa pekâlâ bir kadın parfümü, en azından unisex parfüm olarak da satışa sunulabilirmiş.  Bu bağlamda sadece erkeklerin değil, kadınların da alıp kullanabileceklerini düşünüyorum. 


Parfümün kalıcılık ve farkedilebilirlik açısından çok iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. Parfümü sıktıktan bir saat sonra kokusunu almayacaksınız büyük ihtimalle. Yaz mevsimindeki parfümlerin geneline has bir özellik aslında, tıpkı farkedilebilirliğin düşük olması gibi. Parfümü bu konuda fazla eleştirmemek lazım bana göre. Ancak bu konuda eklemek istediğim bir husus, Jil Sander Sun Men, daha çok gece kullanımına uygun bence. Örneğin bir yaz gecesi spor kıyafetlerle arkadaşlarınızla buluşmaya gideceksiniz eğer  sizin için biçilmiş kaftan. Yani gündüz kullanımı ile gece kullanımı arasında bariz fark var ve bunu siz de hissedeceksiniz. Hatta bazı forumlarda parfümün “playboy parfümü” olarak nitelendirildiğini de belirtmiş olayım :) 


Fotoğrafta görüldüğü üzere parfümün yarısına kadar geldim, yani genel itibariyla memnunum diyebilirim Yaz mevsimini bu şişeyle geçireceğim büyük ihtimalle. Bu şişe bitince yenisini alır mıyım peki? Zannetmiyorum.

Peki bu parfümü öneriyor muyum? Elbette. Zira herkesçe bilinmeyen bir koku. Bu bir avantaj, herkes gibi kokmayacak, çoğu kişi kokunuzu merak edecek, -özellikle karşı cins- ve tipik yaz parfümlerinden birini kullanmamış olacaksınız. Yaz mevsiminde yazı hatırlatan notalarıyla dikkat çekeceksiniz. Bilindik parfümlerden sıkılan ve farklılık arayanlara tavsiye edebilirim.


Fiyat açısından değerlendirmem ise şu şekilde; bilindik parfümeri zincirlerinden almanızı tavsiye etmem. Çünkü fiyatı biraz yüksek. İnternetten oldukça uygun fiyatlara sipariş edebilirsiniz. Yine de fiyatının bilindik erkek parfümlerinden  daha yüksek olduğunu söyleyebilirim.
Son olarak parfüm 125 ml’lik şişede EDT olarak geliyor, günlük kullanım için en az 5-6 fıs sıkmak gerekiyor. Buna rağmen bir şişe parfümün bütün yaz boyunca yeteceğini düşünüyorum.


ONUR.

16 Mayıs 2013 Perşembe

Avon - Only Imagine (ChunliBeauty'nin Çekilişinden Kazandığım Hediyeler)

Bundan birkaç hafta önce çok sürpriz bir şekilde ChunliBeauty'nin blog'undan Avon - Only Imagine parfüm ve roll-on kazanmıştım. 
Çekilişlerden kazandıklarımı uzuuunca bir süre kullandıktan sonra yorumlama alışkanlığım olduğu için yazısını ancak şimdi yazabiliyorum :)

Buse sağolsun Colortrend'in Charmer rujunu (ki Colortrend'in en popüler rujlarından biri) ve Golden Rose'un bende neredeyse bütün renkleri olan simli eyeliner'larından da yollamış. (Bu renk yoktu :) )
Roll-on'u mis gibi kokuyor, çok sevdim :)

Only Imagine'in yorumları için Fragrantica sayfasına bakabilirsiniz. Notaları; yeşil elma, menekşe ve misk. DKNY - Be Delicious'a benzeten çok.
İlk sıktığınızda burnunuza keskin bir yeşil elma kokusu geliyor. Daha sonra bu koku yerini pudramsı, daha yumuşak bir kokuya bırakıyor. Tek kötü yanı, birçok Avon parfümünde olduğu gibi, bunun da kalıcılığının az olması. Evden çıkıp gideceğim yere varana kadar uçup gitmiş oluyor ne yazık ki, sık sık tazelemek gerekiyor.
Onun dışında, şişesinin rengine, tasarımına bayıldım!  

Sevgili Buse'ye ilgisi alakası ve hediyeleri için çok teşekkür ediyorum. Her kullandığımda kendisini hatırlayacağım :)

10 Mart 2013 Pazar

L'Occitane - Cherry Blossom

Kiraz kokularını çok sevdiğim için bu parfümü almıştım, 3 senedir de severek kullanıyorum. Kokusu kirazlı soda gibi, oldukça da kalıcı ve farkediliyor. Tam baharlık ve yazlık bir koku.
Notaları: Kiraz, frezya, kuş üzümü.
 
Bu serinin duş jeli, sabunu, katı parfümü ve vücut losyonu var, kendi sitesinden inceleyebilirsiniz.

Şişesi ve kutusu da çok güzel. Bitirebildiğim ilk parfüm olma yolunda, yarısından fazlasını kullandım :)

Ben Strawberry'den çok uygun bir fiyata almıştım zamanında (internet yasağı yokken henüz), Türkiye'de 100 ml'liği 124 liraya, 50 ml'liği ise 79 liraya satılıyor. 
Free Shop'larda da L'Occitane ürünlerini daha uygun fiyata bulabilirsiniz. Her free shop'ta L'Occitane ürünleri satılmıyor ama Atatürk Havalimanı'nda var mesela. Aklınızda bulunsun ;)

5 Ocak 2013 Cumartesi

Victoria's Secret - Love Spell

Victoria's Secret'ın bu kokusuna ba-yı-lı-yo-rum! Bu yazıyı çok daha önceden yazacaktım ama dandik fotoğraf makinem yüzünden şişesini fotoğraflamak o kadar zor oldu ki, çektiğim 50-60 fotoğraf arasından en iyisi bu yine :)

Bendeki vücut spreyi. 250 ml. ve tahmin edilebileceği gibi çok bereketli. Fragrantica'da notaları şeftali, kiraz çiçeği ve beyaz yaseminin karışımı diyor ama bildiğin taze kesilmiş şeftali gibi kokuyor. İştah açıcı değil mi? ;)

Kalıcılığı da kişiden kişiye göre değişiyor bence. Aynı vücut spreyinden sıkan arkadaşım saatlerce buram buram kokarken, bende o kadar da kalıcı ve farkedilir değil. Tenim yerine giysilerime sıktığımdan da olabilir, bilemiyorum.
 
Her ne kadar şu kış aylarında sıkıp mundar etsem de, Love Spell tam bir bahar ve yaz kokusu. Kokusunu beğenmeyeceğinizi zannetmiyorum, mutlaka deneyin! :)

17 Kasım 2012 Cumartesi

DKNY - Love From New York

Kaç gündür yazı yazacağım ama Mac'te adam gibi bi paint programı olmadığından kafayı yedim, arkadaşımın Windows'lu bilgisayarından edit'ledim fotoğrafları. Rezillik valla.

Love From New York, sırf şişesini beğenerek aldığım onlarca parfümden biri. Limited edition, erkek kokusu da var ve yalnızca 48 ml. olarak üretiliyor. Gittigidiyor'da 100 ml.'liğini gördüm, nasıl taklit etmişlerse artık :)

Gördüğünüz gibi kutusu çok tatlı :)

Çok tanıdık bir koku ama nereden tanıdığınızı çıkaramayabilirsiniz. Bana oda parfümü kokusunu hatırlatıyor. 
İlk sıktığınızda yoğun bir kayısı kokusu geliyor burnunuza. Zaman geçtikçe notaları çok değişmiyor, yani ilk sıktığınıza benzer kalıyor.

Notaları: Nilüfer, Frezya, Mandalina, Siyah Frenk Üzümü, Manolya Yaprakları, Beyaz Zambak, Menekşe, Sarı Ağaç notaları, Kayısı.


Şişesi kutusundan da tatlı :) "Love From New York" şişenin arkasında yazıyor. Bu kadar büyük göründüğüne bakmayın, aslında avuç içinden biraz büyük bir şişe :)

Kalıcılığı çok iyi. 3-4 fıs sıktığımdan farkedilirliği ortalama ama boca ederseniz farkedilirlik yükseliyor illa ki :)


22 Ekim 2012 Pazartesi

Paris Hilton - Passport South Beach

Bu gidişle blog oje ve parfüm blog'u olacak ama dudağımdaki uçuk(lar) 1 buçuk haftadır geçmediği için makyaj fotoğrafı ya da ruj swatch'ları koyamıyorum. Şimdilik böyle idare edeceğiz :)

Hangi parfümümü yazsam diye düşünürken, şu sıralar berbat bir reklamla ve o reklamdan aldığı servetle adından söz ettiren Paris Hilton'ın South Beach parfümünde karar kıldım. 
Celebrity parfümlerinden Jennifer Lopez'inkilere bayılıyorum. Paris Hilton'ın "Passport" serisini de J.Lo parfümleri kadar olmasa da, gayet başarılı buldum.


Paris Hilton'ın birçok parfümü var, Passport serisi ise 3 parfümden oluşuyor. Passport Paris, Passport Tokyo ve Passport South Beach.

Notaları ilgimi çektiği için South Beach'te karar kıldım, ancak diğer 2 parfüm Türkiye'de bulunurken, bunu internette bulamadım birkaç ay önce. Yurtdışına dil kursuna giden arkadaşımın evine postalattım ben de. Parfümlerime kavuşmama 1-2 gün kalmışken, tesadüfen Douglas'a girdim ve Passport serisini promosyon sepetinde indirimde gördüm! 30 ml'likler 20 liraydı. South Beach'i sıkar sıkmaz pişman oldum, zira bildiğin "bal" kokuyordu. Baldan nefret ederim. 
Notalarına bakıp beğenmediğim Passport Paris ise şahaneydi, keşke onu alsaymışım dedim.

Ancak mucizevi bir şekilde, yarım saat - 1 saat sonra South Beach'in notaları tamamen değişti ve o ağır bal kokusundan eser kalmadı. Hafif ve hoş bir çiçek kokusu kaldı geriye.
Birçok parfümüm var ama üst notasıyla alt notası tamamen değişik bir parfümü de ilk kez görüyorum. Pişman olduğuma pişman oldum desem yeridir :)

NOTALARI:
Lotus, frezya, şeftali, yasemin, kadife çiçeği, sandal ağacı, misk

Fragrantica'da nektarin baskın nota olarak görülüyor -ona kandım biraz da- ancak alakası yok. Karışık çiçek kokusu baskın. Meyve notaları hissedilmiyor bile. Kalıcılığı ise fena değil.

Şu sıralar Misspera'dan veya (hala varsa) Douglas'tan alabilirsiniz. 


10 Ekim 2012 Çarşamba

Yves Rocher Noix de Coco vs. Victoria's Secret Coconut Passion vs. Avon Tahitian Holiday

3 hindistan cevizli parfüm, acaba hangisi döver? 


Hindistan cevizi kokusuna bayılıyorum. Yıllarca bu kokuda parfüm aradım, hatta Strawberrynet'ten alışveriş yapabildiğimiz yıllarda (ne güzel yıllardı!) indirime düşen bütün hindistan cevizi notası içeren parfümleri alıyordum, fakat hiçbiri istediğim gibi değildi. Sonunda buldum, tam buldum!


Hindistan cevizli parfüm yakınmalarımı bilen bir arkadaşım Yves Rocher - Noix de Coco'dan bahsetti. 100 ml'liği 40 liraydı. (şu sıralar indirimde) Kokuya bayıldım, tam benlikti. Havada kaptım.
Bildiğiniz hindistan cevizi kokuyor, hatta hindistan cevizli ve kakolu pasta gibi koktuğu da söylenebilir :) İlk sıktığınızda biraz ağır gelebilir. Çok da kalıcı. 
Yeni şişeleri beyaz renkte, görünce şaşırmayın :)






 

 
İkinci olarak Victoria's Secret - Coconut Passion vücut spreyini keşfettim. 250 ml'liğini 25 tl'ye almıştım internetten. Noix de Coco'dan farklı olarak, bu kokuda ayrıyeten vanilya ve biraz da pudra notası var. Bisküvi (püskevit mi demeliydim?) gibi kokuyor bence. Kalıcılığı ehhh.







Üçünü ürünümüz de Avon'un Tahitian Holiday'i. Biliyorsunuz Avon'un çok sevilen ve beğenilen ürünlerini üretimden kaldırma gibi bir huyu var. Bu parfüm de Avon'un kurbanı olanlardan. Yurtdışına dil kursuna giden bir arkadaşımın kaldığı eve gönderdim ebay'den (başka parfümler de gönderdim onun adresine, onları da inceleyeğim), Türkiye'ye dönüşte bana getirdi. 50 ml'lik parfümü 5 pound'a aldım, kargo ücretini hatırlamıyorum.

Tahitian Holiday'de diğer iki parfümden farklı olarak çiçek kokusu hindistan cevizinden biraz daha ön planda. Fragrantica'dan gördüğüm üzere bu çiçekler de tiare ve yaseminmiş. 
Kalıcılık çok az.





Celebrity Deathmatch yapmak gerekirse,
Kalıcılık: Noix de Coco > Coconut Passion > Tahitian Holiday
Farkedilirlik: Noix de Coco = Coconut Passion > Tahitian Holiday

Veeee Kazanan:
Yves Rocher - Noix de Coco! :)
 

8 Ekim 2012 Pazartesi

Demeter Fragrance Library - Baby Powder

Yıllarca bebek pudrası gibi kokan bir parfüm aradım. Sonunda Demeter'in -ya da "The Library of Fragrance"ın "Baby powder" kokusunu buldum. Birkaç ay öncesine kadar Demeter'in parfümleri Türkiye'de satılmıyordu, ben de Gittigidiyor'dan baktım. Nasıl olsa burada yok diye, 30 ml'lik parfümü 45-50 liraya satıyorlardı. (Hala da öyle) Alıp almamakta kararsız kalmıştım.

Gratis'te bu parfümü 15 liraya görünce şok oldum! Hemen attım sepete baby powder'ımı. İyi ki Gittigidiyor'un kazıkçı satıcılarına para kazandırmamışım :)


Parfüme gelirsek;
30 ml'lik boyutuyla tam çantaya atmalık. Kokusu bire bir bebek pudrası, ancak çok ağır bir koku da değil. Hafif bir pudra kokusu veriyor teninize.

Eksi yönü, pek kalıcı olmaması. Sık sık tazelemek zorundasınız.

Aynı seriden Vanilla Cake Batter da hoşuma gitti. O da gayet tatlı bir koku.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ShareThis