yüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Skincode Purifying Cleansing Gel / Yüz Yıkama Jeli

Tekrardan selamlar!

Skincode'un daha önce hiçbir ürününü kullanmamıştım. Sülfatsız yüz yıkama jeli arayışlarımda Skincode Purifying Cleansing Gel'e denk geldim ve denemeye karar verdim. 



Yapısı çok ince ve akışkan, dolayısıyla ürün çok uzun süre gitmeyebilir. Çok hafif, kolonyamsı, hoş bir kokusu var. Cildi güzel temizliyor, arındırıyor. İçeriği de muadillerine kıyasla oldukça temiz.

Tek kötü yanı fiyatının biraz yüksek olması. Hep kullanmak isteyebileceğim bir ürün ama 125 ml ürün 50 küsur tl. 

(Daha) temiz içerikli ürün arayışında olanlara tavsiye ederim :)

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Hayal Kırıklığı - Real Techniques Pudra Fırçası

Daha önce blog'umda bahsettiğim gibi, Amerika'dan büyük bir hevesle MAC pudra almıştım. Ancak pudra fırçası almayı unutunca geldiğimden beri kullanamadım pudrayı. Geçenlerde Kozmela Real Techniques fırçalarda indirim yapınca RT Powder Brush'a kargo dahil 32,5 liraya sahip oldum. Büyük bir hevesle fırçamın gelmesini bekledim ancak tam bir hayal kırıklığı oldu.



 Fırçanın kılları gereğinden fazla uzun ve fazla. Bu yüzden şakaklar, burun kenarları gibi yerlere pudra süremiyorsunuz.
Pudrayı fırçayla bolca alsanız bile, fırça yoğun kılları yüzünden çok pudra yiyor. Yine aynı nedenlerde dolayı, kat kat pudra uygulasanız bile yüzünüzde bir değişiklik olmuyor; çünkü bütün pudra kılların arasında kayboluyor!
Fırçanın kıllarıyla sapın birleştiği yeri tutarak uyguluyorum ki en azından yüzümün dar kısımlarına girebilsin. Ancak yine de, yanak gibi nispeten geniş bölgelerde de pek bir kapatıcılık gözlemleyemiyorum. 
Sorun pudrada mı acaba diye düşünüp önceden kullandığım 1 liralık pudra aplikatörüyle uyguladım MAC pudramı, sonuç tatmin ediciydi. Yani; sorun Real Techniques'in bu -bence- berbat fırçasında.
 
 Bu fırçayı heyecanla bekliyordum; fakat son zamanlarda kullandığım en başarısız fırça çıktı. Aynı şekilde, Real Techniques allık fırçası da fazlasıyla uzun ve işlevsiz. Keşke fırçalarda da geri verme gibi bir şansımız olsaydı.

Real Techniques diye her ürünü iyi olacak diye bir şey yokmuş demek ki...

Bu üründen memnun kalan var mı aranızda?

7 Nisan 2014 Pazartesi

ABD Kozmetik Alışverişim!

Herkese merhaba!
Bir önceki yazımda ABD'den gelirken getirmem gereken ürünleri, markaları sormuştum. Hepsini not ettim kenara. Gitmeden önce hali hazırda orada yaşayan blogger'lardan yardım aldım, neyi nereden ucuza alabilirim diye. Çok sevdiğim bir blogger olan Kozmetik Denizi beni gerek mağazalar, gerekse eyalet vergisi konusunda oldukça bilgilendirdi.

En başta yanlış bilinen bir inanışı düzelteyim: ABD ucuz bir yer değil! Doların kuru 2.2-2.3 tl arasında seyrediyor zaten ve ABD'de ne alırsanız alın, yiyecek, kozmetik, elektronik ve hatta kartpostal bile olsa, o ürünü aldığınız eyaletin vergi oranını da ayrıyeten ödüyorsunuz. Vergi oranı etiketlerde yazmıyor, kasada ayrıyeten ekliyorlar.
Mesela aynı ürünü New York'tan alırsanız %8.875 vergi öderken, California'da %10 vergi ödüyorsunuz.

Yani Apple Store'larda gördüğünüz o iPhone'lar da, Sephora ABD'nin web sitesinde gördüğünüz makyaj malzemeleri de vergisiz fiyatlar. 
Dolayısıyla, "Amerika'ya giden birini bulur ucuza getirtirim" düşüncesi artık çok da geçerli değil.

Bazı kozmetik markaları Türkiye'ye kıyasla çok uygunken, bazıları -The Balm gibi- Türkiye'nin 2-3 katı fiyata satılıyordu. Zaten her şeyim olduğu için ve belimi büken vergi oranları yüzünden kozmetik alışverişinde çok açılmadım :) İşte aldıklarım:

- Lush Ocean Salt Face And Body Scrub
- Lush Mask of Magnaminty
- Lush Bubblegum Lip Scrub 
Aslında Lush'a sadece lip scrub almaya gitmiştim. Ancak çalışanın ağzı o kadar iyi laf yapıyordu ki, aşırı pahalı olmasına rağmen diğer 2'sini de aldım :/ En son 8-9 sene önce, İngiltere'deyken Lush alışverişi yapmıştım. İngiltere gibi pahalı bir ülkede Lush en ucuz şeydi. Ancak ABD'de aşırı pahalı. Sırf el kadar Ocean Salt'a 20 küsür $ verdim, oradan hesap edin. Çok kazıklandığımı gören çalışan bana acımış olacak ki, Dark Angels'tan bir tutam hediye etti :)

- Jennifer Lopez- Miami Glow: "Hayatımın parfümü" diyeceğim 2 parfümden birisi. Ve hayatımda ilk kez, bir parfümün 2. şişesini alıyorum. İlki bitmedi, hayır; ama sıkılmadan bitireceğimi eminim. Zor bulunan bu parfümü bulmuşken stokladım. Fiyatı: 30$ + eyalet vergisi.

- Organix- Coconut Milk Conditioner: Hindistan cevizli her şeyin hastasıyım, hazır saç kremim bitmişken bunu da aldım. Saçlarımı yumuşacık yapıyor, severek kullanıyorum. Organix markasından başka ürünler de blog satışımda yer alacak.

- Trader Joe's Tea Tree Tingle: Trader Joe's, ABD'nin kendi üretimi olan organik ürünleriyle meşhur marketler zinciri. Büyükçe bir süpermarket düşünün, satılan neredeyse her şey kendi üretimleri; aynı zamanda organik ve oldukça kaliteli. Bu şampuanı sülfat içermediği için aldım. Bir Otacı değil; ama sevdim yine de.

- Harajuku Lovers- G.: Bu parfüme yıllarca iç geçirerek baktım, zira çok pahalıydı. Gwen Stefani'nin çıkardığı bu serinin çok tatlı ambalajları var. Zaten bir hindistan cevizi kokusu olunca direkt atladım. 10 ml'lik parfüme 10$ + eyalet vergisi verdim. Yüksek beklentilerime rağmen parfümü aman aman beğendiğim söylenemez.

- Bath & Body Works: Bu marka da, ABD'de yaşayan blogger'ların sık sık "bilmemkaç tane ürününü 2$'a aldıııım" gibisinden paylaşımlarıyla tanıdığım bir markaydı; ancak ne hikmetse o indirimler bana denk gelmedi :) Bu ürüne de saf şeker kokusu yüzünden bayıldım, severek kullanıyorum. 

- Beauty Blender: Sephora'dan 20$ + eyalet vergisine aldım. İzlediğim video'larda daha büyük görünüyordu, ancak minicik bir ürün. Çok merak etmesem hayatta o kadar parayı vermezdim. Birkaç kez kullanma fırsatım oldu, aman aman bayıldım diyemeyeceğim, ancak denedikçe göreceğiz...

- Palmer's Coconut Oil Formula - Brazilian Keratin System: Taaa ekim ayında, Brezilya'da Brezilya fönü yaptırmıştım. Formaldehitsiz keratinle yaptırdığım için, kuaförüm fönümün 2-3 ay dayanacağını söylemişti. Ama o da ne? Saçlarım hala düz! :) Ancak her ihtimale karşın bu doğal ve fiyatı uygun keratin bakımı setini aldım. İçindeki ürünler Brezilya fönünce kullanılanlarla aynı; ama daha yumuşak formüllü. Fiyatı 10-20$ arasındaydı. (eyalet vergisi hariç)

Gelelim makyaj malzemelerine!

Başta da dediğim gibi, her şeyden 3'er 5'er olduğu için çok açılmadım.
- Tarte Lip Surgence - Instant Bride: Bu ürünü New York'ta bir arkadaşımla buluşmadan önce Sephora'da deneyip hastası olmuştum. Buluşma süresince rujum çıkmasın diye çok özen gösterdim :) Daha sonra dayanamadım ve bir ruja 25$ + eyalet vergisi ödeme pahasına aldım bu bebeği. Ruj swatch'larında felaketim; ancak bir yolunu bulursam mutlaka yazısını yazacağım.

- MAC Mineralize Skinfinish Natural: MAC'ten bir pudra almak uzun zamandır aklımdaydı. Hazır Golden Rose pudram kırılmışken bunu aldım, fiyatı 30$ + eyalet vergisi. Ancak bir sorun var, pudra fırçam yok ve ABD'deyken aklıma gelmedi bu gerçek :) Aklımda Real Techniques pudra fırçası var ama sizin önerdiğiniz güzel bir fırça var mı?

- Bobbi Brown Long-Wear Gel Eyeliner- Espresso Ink: MAC'in Blacktrack'inin hastası olarak bir de kahverengi bir jel eyeliner istiyordum ve farklı markalara da şans vermek istediğimden, bu ürün 1-1,5 yıldır aklımdaydı. Gittiğim her ülkede bunun fiyatına bakıyordum. Sonunda Blacktrack'in dibini görmeye başlayınca bunu almanın zamanı geldiğine karar verdim ve çok da ucuz olmayan bir fiyata aldım. 24$ + eyalet vergisi. Bir eyeliner'ın rahat 2 yıl gittiğini göz önüne alırsak, çok da acımadığım bir alışveriş oldu.

- MAC- In Extreme Dimension Lash Maskara: MAC'te aldığım makyaj eğitimi sırasında bana uygulanan ve hayran kaldığım bir maskaraydı. 2 rengi var, normal ve koyu. MUA, beyaz tenli olduğum için normalini tavsiye etti. Fiyatı 20 küsur dolar + eyalet vergisi. Elimde bitirilmeyi bekleyen birkaç tane maskara olduğundan, birkaç ay daha hasretle kendisine bakacağım :)

Yine çooook uzun bir yazı oldu ama her uzun yazıdan sonra sıkılmadan okuduğunuzu söylediğiniz yorumlar oluyor, o yüzden son olarak da, ABD'deki müşteri memnuniyeti hakkında bir şey yazacağım.

ABD'de insanlar sürekli gülümsüyor, birbirine yol veriyor, tanışmayan insanlar selamlaşıyor, size yardım teklif ediyor. Müşteri ilişkileri de aynı şekilde. Bir mağazaya girdiğinizde, çalışan kişi gerçekten gülümsemeyerek sizi selamlıyor ve asla
peşinizde dolanmıyor. Bir kez "yardımcı olabileceğim bir şey var mı" diyor, siz "yok" deyince, "peki, bir ihtiyacınız olursa ben buradayım" diyor ve işiniz düştüğünde gerçekten de kolayca bulabiliyorsunuz onu. 

Diyelim ki bir pantolon alacaksınız ama bedeninizi bilmiyorsunuz. Çalışan kişi gelip size soruyor zaten aradığınız bir şey olup olmadığını. Siz durumu açıklıyorsunuz, mağazadaki bütün kotları -hatta depodakileri- tarıyor, sizin bedeninize uyan bütün kotları sıralıyor önünüze. Hiçbir şey almasanız bile sürekli gülümser haldeler.

Bath & Body Works mağazasına girer girmez, reyonlar arasında dolaşan kadın bana acayip sempatik bir şekilde "hello hello helloooo sunshine!" demişti; bu ABD'de çok normal bir şey. Kasiyerler size "babe", "sweetheart" diye hitap edebilir, saatlerdir ayakta olmalarına rağmen son derece sıcak bir şekilde sizinle arkadaşınızmış gibi günlük muhabbetlere girebilirler.

En güzeli ise Sephora'lar! Gidin, istediğiniz markanın standından, istediğiniz ürünlerle makyajınızı yapın, çıkın. Kimse bir şey demez ya da sizi takip etmez. O yüzden kızlar Sephora'ya makyaj yapmak için gidiyordu-tabii ben de :) Hem merak ettiğim ürünleri deneme fırsatı buldum hem yeni markalar tanıdım hem de oradaki acayip yardımsever MUA'lara bir güzel makyaj yaptırdım :)

ABD'de herhangi bir mağazada, isterse içerisi mahşer yeri gibi olsun, kimden yardım isterseniz isteyin, size yardım etmek için çırpınırlar; çünkü müşteri en önemli şeydir.
Aynısının Türkiye boyutunu ise sizlerin yorumuna bırakıyorum...:)


ABD'den aldığım Physicians Formula, Revlon, Organix, EOS, Hard Candy, Maybelline gibi markaların ürünlerinden oluşan blog satışım ileriki günlerde ve ayrıca Michael Kors, Tommy Hilfiger, GAP, Guess, Columbia, Sketchers gibi markaların ürünlerinden oluşan satışım da onun ertesinde başlayacak ;)

2 Mart 2013 Cumartesi

Korres Yağlı Ciltler İçin Yüz Temizleme Jeli

Korres, doğal içerikli kozmetik ürünler üreten bir Yunan firması. Türkiye'de satılıyor mu bilmiyorum ama ben bu jeli Yunanistan ziyaretimde almıştım. Yunan malı olduğu için en ucuz Yunanistan'da satılır sanırım, zira yalnızca 7,50 euro'ya aldım bu bebeği. Türkiye'de satılsa 40-50 lira civarı olur fiyatı, eminim :)

Jel 250 ml, şeffaf renkte. Hafif bir bitki kokusu var ama hiç rahatsız etmiyor. Bazı jeller gibi yüzünüzü temizlerken kurutmuyor. Tertemiz ve ferah bir his bırakıyor.


İçeriklerine o kadar güveniyorlar ki, ne var ne yoksa yazmışlar en son fotoğrafta gördüğünüz üzere. Benden tam not aldılar :)

Çok sevdim bu jeli, daha çok alıp stoklamadığıma çok pişmanım. Kim bilir bir daha ne zaman Yunanistan'a yolum düşecek :/

19 Şubat 2013 Salı

Kiehl's Ultra Facial Yağsız Yüz Temizleme Jeli

Kiehl's, çok merak edip kullanmak istediğim markalardan biri, ama Bursa'da şubeleri olmadığı için mahrum kalıyoruz kendilerinden. Geçende İstanbul'dan gelecek bir arkadaşımdan birkaç tester'ını istedim, sağolsunlar tester konusunda çok eli açıklar, hemen vermişler.

Ultra Facial Oil-Free Cleanser, normal ve yağlı ciltlere uygun bir jel. Biraz yapışkan bir yapısı var. Kullandıktan sonra yüzü az da olsa kurutuyor, bu yüzden çok sevmedim. Ama Kiehl's'ın çeşit çeşit yüz temizleme jelleri var, illa biri bana göredir. Yolum düşerse başka tester'larından da isteyeceğim.


Bu ürünün 150 ml'liği 44 lira.
Eğer Kiehl's mağazası şehrinizde yoksa, kendilerine havale yaptığınız takdirde istediğiniz ürünleri gönderebiliyorlarmış, bilginize...
Ürünleri sitelerinden inceleyebilirsiniz.

28 Ocak 2013 Pazartesi

Lancôme Gel Eclat - Yüz Temizleme Jeli

Lancôme'un bu ürününü almamın tek nedeni daha önce Lancôme'dan hiçbir ürünümün olmaması dolayısıyla, meraktı. Free shop'tan 19-20 euro civarı bir fiyata almıştım. Ancak benim için tam bir hayal kırıklığı oldu.

Yüzümün bütün yağını alıyor, yüzümü kupkuru yapıyor. Jeli elime alıp yüzüme öyle yediriyorum. Ellerimi bile kurutuyor bu ürün! 

Ürünün arkasında "her cilt tipine uygundur" yazıyor ama Lancôme'un sitesinde "normal ciltlerden karma ciltlere" diyor. Yağlı cildi bile kupkuru yapıyorsa normal cilde nasıl etki eder, çok merak ediyorum.

Şişesi hiç pratik değil. İçinden jeli çıkarabilmeniz için bayağı bastırmak gerekiyor. Hele şişenin dibine yaklaşmışsanız, bütün gücünüzle sıkmanız lazım. Zaten fotoğrafta da gördüğünüz gibi, jeli çıkarayım diye şişe yamuldu.

Bir arkadaşımda bu ürünün köpük olanı var, onun hakkını yemeyelim, onu beğendim. Temizledikten sonra ferah bir his oluyor ama bu jelle temizledikten sonra tek hissettiğiniz kuruluk.


 Jelin yapısı -benzetecek başka bir şey bulamadım- sümük gibi. 

İçeriği de bu şekilde:

Herkesin cildinde farklı tepki yaratabilir ama ben sevmedim bu ürünü ne yazık ki...

18 Aralık 2012 Salı

M.A.C.'te Makyaj Eğitimi!

Bu yazıyı, makyaj yapmaya yeni başlayan ya da eksiklikleri olduğunu düşünen arkadaşlara belki yardımım dokunur diye yazmaya karar verdim. (tabii bir de öğrendiklerimi unutmamak için :) )

M.A.C. Cosmetics'in Bursa'da açıldığından daha önce bahsetmiştim. Geçen hafta, Zafer Plaza AVM Facebook üzerinden bir yarışma düzenledi. Ödül, M.A.C.'te makyaj eğitimiydi! Heyecandan elim ayağım titrer halde yarışmaya katıldım ve doğru cevap veren ilk 10 kişiden biri olarak, kazandım! Hemen Zafer Plaza M.A.C.'i aradım ve bugün için randevu aldım. 

M.A.C.'in İstiklal Caddesi şubesi çalışanlarından dolayı çekine çekine gittim ama M.A.C. Bursa çalışanları o kadar sıcakkanlı ve yardımsever ki, 1 dakika bile geçmeden ısınıverdim! :) 

Beni arkadaki özel makyaj odasına aldılar ve make-up artist'im Berk Bey'le (o heyecandan ismini sormayı unuttum ama bana verdiği kağıtta böyle yazıyor) nasıl bir makyaj yapacağımızı kararlaştırdık. 4 adet far seçmemi söyledi (o kadar çoklardı ki, seçemedim!), o da tenime uygun makyaj malzemelerini seçip getirdi. Sonra da birlikte farlarımızı seçip içeri geçtik.
Kendisi bir yandan da kullandığımız ürünleri, yaptığımız makyajı adım adım not etti. Onun fotoğrafları da aşağıda.

Adım adım yazacağım... 

YÜZ:
1- İlk olarak yüzüme Fix Plus Spray sıkıldı. Çoook güzel kokuyor ve kokusu çok kalıcı! Parfüm niyetine bile kullanılabilir :)
2- Sonra, Mineralize Charged Water, Mouisture Gel sürüldü. (Bunu 187 no'lu fırçayla sürdük) Hemen kuruyan bir nemlendirici krem. Çok sevdim.
3- Onun üzerine M.A.C.'in yeni çıkan Prep + Prime BB Cream sürüldü. (BB Cream'ler pıtrak gibi çoğalırken, M.A.C.'in bunu yeni çıkarması, daha gelişmiş ve farklı bir şeyler yapmak istemesiymiş. Aslında bu BB Cream sahne arkasında aylardır kullanılıyormuş ama piyasaya yeni sürmüşler. Bunun diğer BB Cream'lerden farkı, yüzdeki yağı dengelemesiymiş) (Bunu da 187 no'lu fırçayla sürdük)
4- Göz altlarıma Prep + Prime Vibrancy Eye Primer (önce pıt pıt, daha sonra içten dışa, dıştan içe göz altlarınızı gerginleştirerek sürüyoruz)
5- Matchmaster Fondöten (187 no'lu fırçayla sürdük)
6- Mineralize Loose Foundation (187 no'lu fırçayla sürdük yine :) )
7- Göz altları için Mineralize Concealer (kapatıcı fırçasıyla sürdük) Gerçekten etkili bir ürün, elimdeki ürün biterse alabilirim.

GÖZLER:
1- En başta Painterly Paint Pot'u göz kapağına sürdük. (Burada dikkat etmeniz gereken şey, birikmesini önlemek için göz pınarından dışa doğru, tek bir yönde sürmeniz. Zaten fırçanız da bu konuda yardımcı oluyor)
2- 224 no'lu fırçayla göz kapağının üzerindeki kemikle göz kapağından kaşa kadar olan bölgeyi farla belirginleştirdik, kaşı kalkık gösterdik. (göz pınarına da sürmeyi unutmayın) Kullandığımız far, wedge.
3- 275 no'lu fırçayla göz kapağına açık renk farımızı sürdük. (Arena, şahane bi renk!)
4- Gözün dış kısmından başlayarak, göz kapağının yarısına kadar daha koyuca bir farımızı (biz Folie kullandık) 275 no'lu fırça ile üçgen şeklinde sürdük, 224 no'lu blending fırçası ile tüm göz kapağına dağıttık.
5- 224 no'lu fırça ile 4. maddedeki fardan biraz daha açık ton olan farımızı (Corduroy) göz kapağının üzerinden kaşımıza kadar sürdük. (Gölgelendirme) Ve kaş dibini de hafif fırça darbeleriyle, göz kapağına ilk uyguladığımız açık renkli farla (Arena) doldurduk.

6- Technakohl - Graphblack göz kalemini üst göz kapağının içine sürdük. Akmaz, bulaşmaz kaliteli bir göz kalemidir, bende kahverengisi var, çok beğeniyorum.

7- Kirpikleri kıvırdık, In Extreme Dimension Lush maskara sürdük. (Fırçayı kirpik dibine getirip sağa sola sallayıp, daha sonra yukarı doğru sürdük. Sağa sola sallamanız ne kadar iyi olursa kirpikleriniz de o kadar dolgun görünüyor :) ) Sonra da, fırçanın yuvarlak ucuyla kirpiklerin tek tek üzerinden geçtik. Alt kirpikleri de fırçanın yuvarlak ucu sayesinde kolayca ve etrafı boyamadan, yavaş vuruşlarla belirginleştirdik.

İşte asıl maskara sürdükten sonra aynadaki görüntümü tanıyamadım! Resmen takma kirpik takmış gibiydim! Bundan sonra maskaraya ayrı bir önem vereceğim. 

M.A.C.'in bu maskarası da yeni çıkmış ve çok beğenilmiş. Fırçasının yuvarlak ucu uygulamayı kolaylaştırıyor. Elimdeki 49187 adet maskara biterse almayı düşünüyorum :)

8- Üst göz kapağımın yarısına ve alt göz kapağımın tümüne Forever Green göz kalemi sürdük. Bu renk gözlerime bir canlılık kattı. Ben risk almamak için kahverenginin bir tonunu seçtim ama make-up artist'im bunu yakıştırdı, çok da güzel oldu :) Göz kalemini en son sürmemizin nedeni, kirpiklerin ne kadar çıkacağını, hacimleneceğini görüp, daha sonra kirpikle göz kapağı arasında boşluk kalmasını önlemek içinmiş.

9- Kaşlarımı Brow Set, Show-Off ile belirginleştirdik. Önce Beguile'yi denedik, o da güzeldi ama Show-off kadar belirginleştirmedi kaşlarımı. Show-Off muhteşem bir ürün! Hem çok doğal duruyor hem de uygulaması çok kolay. Kaşlarınızı tarar gibi uyguluyorsunuz. Daha önce kaşlarıma hiç makyaj yapmadım ama aradaki farkı gördükten sonra bu ürünü en kısa zamanda almaya karar verdim!


YANAKLAR:
1- Elmacık kemiğimi Mineralize Skinfinish Natural Deep Dark ile gölgelendirdik. (Fırçayı dıştan içe doğru sürmek gerekiyor.) Şakaklarımı da hafifçe gölgelendirdik.
2- Sonra da aynı hatta Pinch Me allığı içte dışa doğru sürdük. ama gölgelenen yerin başlangıcını kapatmayacak şekilde.


DUDAKLAR:
1- Boldy Bare dudak kalemiyle dudağımın hattını çizdik ve dudaklarımı kalemle hafifçe boyadık. Aslında bu haliyle bile oldukça hoş durdu :)
2- Üzerine de doğal renkli bir lipglass sürdük. (numarasını bilmiyorum ama çok kalıcıymış, hala çıkmadı)

Son olarak da Studio Fix Sprey'imizi bir daha sıkarak makyajımızı tamamladık.
Aynadaki görüntüme inanamadım, resmen farklı bir kişiydim :) AVM'den dışarı çıktığımda insanlar bana daha dikkatli bakıyordu :P Makyaj eğitimimi akşam dışarı çıkacağım bir gün almadığım için çok pişman oldum, şu güzel halimle evde oturuyorum :/

Eve geldiğimde hava kararmıştı ve fotoğraf makinem yapay ışık altında çok dandik çektiği için maalesef yüz makyajımın fotoğrafını koyamıyorum... Hatta şu anki görüntüm fotoğraflarda göründüğünden kat kat güzel ama makine yüzünden onu da gösteremiyorum size :/


Ders toplam 1,5 saat sürdü. İşte bu dersten öğrendiklerim:
1- "Doğru ürünleri kullanıyor muyuz?" En başta bu soruyu kendimize sormak lazım.
2- M.A.C. 187 no'lu fırça her şeyle kullanılabilir, nemlendirici kremle bile. En kısa zamanda edilinelecek!
3- BB Cream'in üstüne fondöten, onun üzerine de loose foundation kullanılabilir.
4- Kahverengi gözlüler her renk farı kullanabilir, bu yönden avantajlıdırlar. (Moru bile kullanabilirmişiz!)
5- Dudak kalemini sürerken üst dudağımızın ortasındaki kavisi es geçmemeli, aksine belirginleştirmeliyiz.
6- Fırça kullanırken elini korkak alıştırma!
7- Fondöteni, kapatıcıyı vs. sert değil, yumuşak fırça darbeleriyle sür. Boca etmene de gerek yok. Hem boca eder hem sert sert sürersen makyajın doğallığı gider. Yine aynı şekilde, fırçayla bir kez geçtiğin yerden bir daha geçmene gerek yok. Yoksa kat kat bir görüntü oluşur.
8- Göz makyajı yapmak için göz kapağının üzerine kalem ya da eyeliner sürmek şart değildir.
9- M.A.C. fondötenlerin çoğu göz altına da uygulanabiliyormuş!
10- Maskarayı sürerken bırakın fırça kirpiklerinizi kavrasın, aceleci davranmayın.

Eveeet!
Öncelikle Make-up Artist'im Berk Bey'e, sonra da bana bu imkanı tanıdıkları için Zafer Plaza AVM'ye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum! Makyaj hayatımda bambaşka bir sayfa açıldı sayenizde!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ShareThis