26 Mayıs 2014 Pazartesi

(Sonunda) Bitti de Gitti! #4

Bu yazıda bahsedeceğim ürünleri bitirmek için neredeyse 1 yıl uğraştım. "Bereketli nedir?" sorusuna cevap niteliğindeler. Bitirene kadar her gittiğim yere -Güney Amerika dahil- yanımda taşıdım.


1- Jüri özel ödülümüz La Roche-Posay'nin Ceralip isimli dudak nemlendiricisine gidiyor. Dudakları onarma, yumuşatma vaadi var ama parlatıcı niyetine kullandım. Bir numarası yok. Bu ürünü 10 ayda falan bitirebildim, inanılmaz, değil mi? Ve üstelik bu 10 ay boyunca basınçtan dudaklarımın çatladığı yerlere de gittim, ayazın ortasında da kaldım. İstisnasız her gün, en az 2-3 kez sürdüm! Bitmiyor arkadaş bitmiyor! Aslında dibinde az miktar kaldı ama tüpü makasla kesmek istemediğim ve artık yeni ürünlere başlamak istediğim için bıraktım.
Tebrikler La Roche-Posay, bitmeyen ürün yapmışsınız!

2- Bioderma Sensibio H2O - Bu ürünü bilmeyen yoktur zaten. Bu damacana boy makyaj temizleyicisini 5-6 ayda falan bitirebildim.

3- Yazısını daha önce yazdığım biricik Lancome Hydra Zen kremim. Bu favori nemlendiricimi ayıla bayıla rahat bi 9 ay kullandım. Benimle dünyayı gezdi. Kokusuna, nemlendirmesine, bıraktığı hisse ayrı ayrı hastayım. Pahalı olmasa alıp depolarım eve. İlk kez bir kozmetik ürünüm bittiğinde duygulandım, kavanozu kazıdım en ufak bi krem parçası kalmasın diye :)

4- DOA Kozmetik Melisa Kremi: Bu da bitmeyengillerden. Rahat 9-10 ay kullandım. Gün içinde sık sık ellerime krem süren bir insanım, bunu her gün kullandım. Hatta bi ara abartıp çantamda dolaştırıyordum. Sonunda bitti ve kardeşi olan fesleğen kremini açtım. Gelecek sene başında o da bitmiş olur diye umuyorum :)

5- Yves Rocher Papatyalı El Kremi: Bu geç biten bir ürün değil ama yine de ekleyeyim dedim. Kremden oldukça memnun kaldım. Sürdükten sonra bir yağlılık hissi vermeyip hemen emiliyor. Kokusu da rahatsız etmiyor. Ama fotoğraftan da gördüğünüz gibi tüpün dibinde kalan yerleri çıkartmak imkansız. Makasla kesmek istemediğim için bıraktım öyle. Yeni ürünler denemek istemeseydim bir daha alırdım.

Bir ürünü bu kadar geç bitiren bi ben miyim? Sizin de böyle bitirene kadar uğraştığınız ürünler oluyor mu?

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Hayal Kırıklığı - Real Techniques Pudra Fırçası

Daha önce blog'umda bahsettiğim gibi, Amerika'dan büyük bir hevesle MAC pudra almıştım. Ancak pudra fırçası almayı unutunca geldiğimden beri kullanamadım pudrayı. Geçenlerde Kozmela Real Techniques fırçalarda indirim yapınca RT Powder Brush'a kargo dahil 32,5 liraya sahip oldum. Büyük bir hevesle fırçamın gelmesini bekledim ancak tam bir hayal kırıklığı oldu.



 Fırçanın kılları gereğinden fazla uzun ve fazla. Bu yüzden şakaklar, burun kenarları gibi yerlere pudra süremiyorsunuz.
Pudrayı fırçayla bolca alsanız bile, fırça yoğun kılları yüzünden çok pudra yiyor. Yine aynı nedenlerde dolayı, kat kat pudra uygulasanız bile yüzünüzde bir değişiklik olmuyor; çünkü bütün pudra kılların arasında kayboluyor!
Fırçanın kıllarıyla sapın birleştiği yeri tutarak uyguluyorum ki en azından yüzümün dar kısımlarına girebilsin. Ancak yine de, yanak gibi nispeten geniş bölgelerde de pek bir kapatıcılık gözlemleyemiyorum. 
Sorun pudrada mı acaba diye düşünüp önceden kullandığım 1 liralık pudra aplikatörüyle uyguladım MAC pudramı, sonuç tatmin ediciydi. Yani; sorun Real Techniques'in bu -bence- berbat fırçasında.
 
 Bu fırçayı heyecanla bekliyordum; fakat son zamanlarda kullandığım en başarısız fırça çıktı. Aynı şekilde, Real Techniques allık fırçası da fazlasıyla uzun ve işlevsiz. Keşke fırçalarda da geri verme gibi bir şansımız olsaydı.

Real Techniques diye her ürünü iyi olacak diye bir şey yokmuş demek ki...

Bu üründen memnun kalan var mı aranızda?

24 Nisan 2014 Perşembe

Blog Satışımda Güncelleme!

Selamlar herkese!

Bildiğiniz gibi ABD seyahatim sırasında aldığım ürünleri satış blog'um olan http://hepsiamerikadan.blogspot.com.tr/'den satıyorum.
Kozmetik ürünlerinden sonra kıyafet, çanta, ayakkabı, güneş gözlüğü gibi ürünleri de ekledim.
Eklemediğim sadece 1-2 Tommy Hilfiger tişört, kapüşonlu GAP sweatshirt ve 2 adet Guess elbise kaldı. Evdeki ışığın fotoğraflamak için elverişsiz olmasından dolayı ileriki zamanlarda ekleyeceğim onları da.



Yine ABD seayhatim sırasında satılan aldığım ama bavula sığmadığı için mayısta arkadaşımın getireceği Nike ve Converse ürünlerini de anca haziranda ekleyebileceğim.

- Sıkça soruldu, ben de PTT ile konuştum. Kapıda ödeme mümkün, 100 tl'ye kadar olan ödemelerde 5 lira fazladan komisyon ödüyorsunuz, o kadar.
- 100 tl üzeri ürünlerde kargo bana ait.
- 1 günden fazla ayırma yapmıyorum.
- Ürünlerin hepsi orijinal, sıfır ve etiketleri üzerindedir.
- Toplu alımlarda, ürün miktarına bağlı olarak fiyatta ufak bi indirim yapıyorum. 
- İsterseniz Ankara içi elden teslim edebilir ya da yaşadığınız şehre kargoyalabilirim.

Kalabalık etmemek için satış blog'uma yeni eklediğim ürünleri blog'umda ya da instagram'da çok paylaşmıyorum, siz http://hepsiamerikadan.blogspot.com.tr/ adresinden kontrol edebilirsiniz ;)

İletişim için: akmayangozkalemi@gmail.com

8 Nisan 2014 Salı

Blog Satışım Başladı!

Uzun uğraşlar sonucu ürünlerin fotoğraflarını çekip satış blog'uma ekleyebildim. İlk part olarak makyaj malzemelerini ekledim, vakit bulduğumda Organix ürünleri ve kıyafet / aksesuar / ayakkabı yazılarını da hazırlayacağım.

Bu blog'da kalabalık olmasın diye ayrı bir blog açtım.
Satış Blog'um: hepsiamerikadan.blogspot.com  



Herhangi bir sorunuz olursa akmayangozkalemi@gmail.com'a mail atabilirsiniz :)

7 Nisan 2014 Pazartesi

ABD Kozmetik Alışverişim!

Herkese merhaba!
Bir önceki yazımda ABD'den gelirken getirmem gereken ürünleri, markaları sormuştum. Hepsini not ettim kenara. Gitmeden önce hali hazırda orada yaşayan blogger'lardan yardım aldım, neyi nereden ucuza alabilirim diye. Çok sevdiğim bir blogger olan Kozmetik Denizi beni gerek mağazalar, gerekse eyalet vergisi konusunda oldukça bilgilendirdi.

En başta yanlış bilinen bir inanışı düzelteyim: ABD ucuz bir yer değil! Doların kuru 2.2-2.3 tl arasında seyrediyor zaten ve ABD'de ne alırsanız alın, yiyecek, kozmetik, elektronik ve hatta kartpostal bile olsa, o ürünü aldığınız eyaletin vergi oranını da ayrıyeten ödüyorsunuz. Vergi oranı etiketlerde yazmıyor, kasada ayrıyeten ekliyorlar.
Mesela aynı ürünü New York'tan alırsanız %8.875 vergi öderken, California'da %10 vergi ödüyorsunuz.

Yani Apple Store'larda gördüğünüz o iPhone'lar da, Sephora ABD'nin web sitesinde gördüğünüz makyaj malzemeleri de vergisiz fiyatlar. 
Dolayısıyla, "Amerika'ya giden birini bulur ucuza getirtirim" düşüncesi artık çok da geçerli değil.

Bazı kozmetik markaları Türkiye'ye kıyasla çok uygunken, bazıları -The Balm gibi- Türkiye'nin 2-3 katı fiyata satılıyordu. Zaten her şeyim olduğu için ve belimi büken vergi oranları yüzünden kozmetik alışverişinde çok açılmadım :) İşte aldıklarım:

- Lush Ocean Salt Face And Body Scrub
- Lush Mask of Magnaminty
- Lush Bubblegum Lip Scrub 
Aslında Lush'a sadece lip scrub almaya gitmiştim. Ancak çalışanın ağzı o kadar iyi laf yapıyordu ki, aşırı pahalı olmasına rağmen diğer 2'sini de aldım :/ En son 8-9 sene önce, İngiltere'deyken Lush alışverişi yapmıştım. İngiltere gibi pahalı bir ülkede Lush en ucuz şeydi. Ancak ABD'de aşırı pahalı. Sırf el kadar Ocean Salt'a 20 küsür $ verdim, oradan hesap edin. Çok kazıklandığımı gören çalışan bana acımış olacak ki, Dark Angels'tan bir tutam hediye etti :)

- Jennifer Lopez- Miami Glow: "Hayatımın parfümü" diyeceğim 2 parfümden birisi. Ve hayatımda ilk kez, bir parfümün 2. şişesini alıyorum. İlki bitmedi, hayır; ama sıkılmadan bitireceğimi eminim. Zor bulunan bu parfümü bulmuşken stokladım. Fiyatı: 30$ + eyalet vergisi.

- Organix- Coconut Milk Conditioner: Hindistan cevizli her şeyin hastasıyım, hazır saç kremim bitmişken bunu da aldım. Saçlarımı yumuşacık yapıyor, severek kullanıyorum. Organix markasından başka ürünler de blog satışımda yer alacak.

- Trader Joe's Tea Tree Tingle: Trader Joe's, ABD'nin kendi üretimi olan organik ürünleriyle meşhur marketler zinciri. Büyükçe bir süpermarket düşünün, satılan neredeyse her şey kendi üretimleri; aynı zamanda organik ve oldukça kaliteli. Bu şampuanı sülfat içermediği için aldım. Bir Otacı değil; ama sevdim yine de.

- Harajuku Lovers- G.: Bu parfüme yıllarca iç geçirerek baktım, zira çok pahalıydı. Gwen Stefani'nin çıkardığı bu serinin çok tatlı ambalajları var. Zaten bir hindistan cevizi kokusu olunca direkt atladım. 10 ml'lik parfüme 10$ + eyalet vergisi verdim. Yüksek beklentilerime rağmen parfümü aman aman beğendiğim söylenemez.

- Bath & Body Works: Bu marka da, ABD'de yaşayan blogger'ların sık sık "bilmemkaç tane ürününü 2$'a aldıııım" gibisinden paylaşımlarıyla tanıdığım bir markaydı; ancak ne hikmetse o indirimler bana denk gelmedi :) Bu ürüne de saf şeker kokusu yüzünden bayıldım, severek kullanıyorum. 

- Beauty Blender: Sephora'dan 20$ + eyalet vergisine aldım. İzlediğim video'larda daha büyük görünüyordu, ancak minicik bir ürün. Çok merak etmesem hayatta o kadar parayı vermezdim. Birkaç kez kullanma fırsatım oldu, aman aman bayıldım diyemeyeceğim, ancak denedikçe göreceğiz...

- Palmer's Coconut Oil Formula - Brazilian Keratin System: Taaa ekim ayında, Brezilya'da Brezilya fönü yaptırmıştım. Formaldehitsiz keratinle yaptırdığım için, kuaförüm fönümün 2-3 ay dayanacağını söylemişti. Ama o da ne? Saçlarım hala düz! :) Ancak her ihtimale karşın bu doğal ve fiyatı uygun keratin bakımı setini aldım. İçindeki ürünler Brezilya fönünce kullanılanlarla aynı; ama daha yumuşak formüllü. Fiyatı 10-20$ arasındaydı. (eyalet vergisi hariç)

Gelelim makyaj malzemelerine!

Başta da dediğim gibi, her şeyden 3'er 5'er olduğu için çok açılmadım.
- Tarte Lip Surgence - Instant Bride: Bu ürünü New York'ta bir arkadaşımla buluşmadan önce Sephora'da deneyip hastası olmuştum. Buluşma süresince rujum çıkmasın diye çok özen gösterdim :) Daha sonra dayanamadım ve bir ruja 25$ + eyalet vergisi ödeme pahasına aldım bu bebeği. Ruj swatch'larında felaketim; ancak bir yolunu bulursam mutlaka yazısını yazacağım.

- MAC Mineralize Skinfinish Natural: MAC'ten bir pudra almak uzun zamandır aklımdaydı. Hazır Golden Rose pudram kırılmışken bunu aldım, fiyatı 30$ + eyalet vergisi. Ancak bir sorun var, pudra fırçam yok ve ABD'deyken aklıma gelmedi bu gerçek :) Aklımda Real Techniques pudra fırçası var ama sizin önerdiğiniz güzel bir fırça var mı?

- Bobbi Brown Long-Wear Gel Eyeliner- Espresso Ink: MAC'in Blacktrack'inin hastası olarak bir de kahverengi bir jel eyeliner istiyordum ve farklı markalara da şans vermek istediğimden, bu ürün 1-1,5 yıldır aklımdaydı. Gittiğim her ülkede bunun fiyatına bakıyordum. Sonunda Blacktrack'in dibini görmeye başlayınca bunu almanın zamanı geldiğine karar verdim ve çok da ucuz olmayan bir fiyata aldım. 24$ + eyalet vergisi. Bir eyeliner'ın rahat 2 yıl gittiğini göz önüne alırsak, çok da acımadığım bir alışveriş oldu.

- MAC- In Extreme Dimension Lash Maskara: MAC'te aldığım makyaj eğitimi sırasında bana uygulanan ve hayran kaldığım bir maskaraydı. 2 rengi var, normal ve koyu. MUA, beyaz tenli olduğum için normalini tavsiye etti. Fiyatı 20 küsur dolar + eyalet vergisi. Elimde bitirilmeyi bekleyen birkaç tane maskara olduğundan, birkaç ay daha hasretle kendisine bakacağım :)

Yine çooook uzun bir yazı oldu ama her uzun yazıdan sonra sıkılmadan okuduğunuzu söylediğiniz yorumlar oluyor, o yüzden son olarak da, ABD'deki müşteri memnuniyeti hakkında bir şey yazacağım.

ABD'de insanlar sürekli gülümsüyor, birbirine yol veriyor, tanışmayan insanlar selamlaşıyor, size yardım teklif ediyor. Müşteri ilişkileri de aynı şekilde. Bir mağazaya girdiğinizde, çalışan kişi gerçekten gülümsemeyerek sizi selamlıyor ve asla
peşinizde dolanmıyor. Bir kez "yardımcı olabileceğim bir şey var mı" diyor, siz "yok" deyince, "peki, bir ihtiyacınız olursa ben buradayım" diyor ve işiniz düştüğünde gerçekten de kolayca bulabiliyorsunuz onu. 

Diyelim ki bir pantolon alacaksınız ama bedeninizi bilmiyorsunuz. Çalışan kişi gelip size soruyor zaten aradığınız bir şey olup olmadığını. Siz durumu açıklıyorsunuz, mağazadaki bütün kotları -hatta depodakileri- tarıyor, sizin bedeninize uyan bütün kotları sıralıyor önünüze. Hiçbir şey almasanız bile sürekli gülümser haldeler.

Bath & Body Works mağazasına girer girmez, reyonlar arasında dolaşan kadın bana acayip sempatik bir şekilde "hello hello helloooo sunshine!" demişti; bu ABD'de çok normal bir şey. Kasiyerler size "babe", "sweetheart" diye hitap edebilir, saatlerdir ayakta olmalarına rağmen son derece sıcak bir şekilde sizinle arkadaşınızmış gibi günlük muhabbetlere girebilirler.

En güzeli ise Sephora'lar! Gidin, istediğiniz markanın standından, istediğiniz ürünlerle makyajınızı yapın, çıkın. Kimse bir şey demez ya da sizi takip etmez. O yüzden kızlar Sephora'ya makyaj yapmak için gidiyordu-tabii ben de :) Hem merak ettiğim ürünleri deneme fırsatı buldum hem yeni markalar tanıdım hem de oradaki acayip yardımsever MUA'lara bir güzel makyaj yaptırdım :)

ABD'de herhangi bir mağazada, isterse içerisi mahşer yeri gibi olsun, kimden yardım isterseniz isteyin, size yardım etmek için çırpınırlar; çünkü müşteri en önemli şeydir.
Aynısının Türkiye boyutunu ise sizlerin yorumuna bırakıyorum...:)


ABD'den aldığım Physicians Formula, Revlon, Organix, EOS, Hard Candy, Maybelline gibi markaların ürünlerinden oluşan blog satışım ileriki günlerde ve ayrıca Michael Kors, Tommy Hilfiger, GAP, Guess, Columbia, Sketchers gibi markaların ürünlerinden oluşan satışım da onun ertesinde başlayacak ;)

5 Mart 2014 Çarşamba

Bir Soru: ABD'den Almam Gereken Kozmetik Ürünleri Nelerdir?

Selamlar herkese!

Yakın zamanda, kısa süreliğine ABD'ye gidiyorum. Hazır oralara gitmişken de kozmetiğin dibine vurmak istiyorum haliyle :) ABD'de yaşayan vlogger'ların video'larını izledim; birkaç ürünü not aldım.

Türkiye'de olmayan ya da çok pahalıya satılan ürünler önceliğim. Bir de ihtiyaçlarım var. Mesela;
- Sülfatsız şampuan
- Saç Kremi
- Hindistan cevizi yağı
- Lip scrub
- Isıya karşı koruyucu sprey vs...

Elbette bu yazdıklarımı Türkiye'den de alabilirim ama almışken marka çeşitliliğinin çok olduğu bir yerden alayım, hem uzun süre giden ürünler, diyorum.

Aklınıza gelen ürün olursa mutlaka yazın, not edeyim :) 
Dönüşte bir de blog satışım olacak, onun için de yazabilirsiniz...

Sevgiler!

4 Mart 2014 Salı

URBAN Care ile Şehrin Hareketini Saçlarında Hisset




URBAN Care ile Şehrin Hareketini Saçlarında Hisset!

        Trendler artık sadece moda için değil bakım ürünleri için de geçerli. Saçlar da modanın bir parçası ve tarzınızın tamamlayıcısı. Hayranlık uyandıran güçlü ve güzel saçlara kavuşmak ve saçınızı ışığınıza dönüştürmek artık güç değil. Şehirli, dinamik ve modern kadının ihtiyaçlarına uygun, pratik çözümler sunan saç bakım serisi URBAN Care Selen Kozmetik tarafından raflarda yerini aldı!
      Stres, beslenme alışkanlıkları, mevsim değişiklikleri gibi birçok faktör saçlarınızın yıpranmasına sebep olabilir. Gece ve gündüz sizi her alanda fark ettirecek saçlarınızı şimdi canlandırma zamanı. Şehir hayatının yıpratıcılığı ve yoğunluğunda URBAN Care’ın her saç problemine uygun pratik çözümler sunan Collagen&Keratin, Biotin&Keratin, Argan Oil&Keratin, Intense Keratin ve Tea Tree Oil&Keratin serileri ile gözle görülür sonuçları en hızlı şekilde fark edeceksiniz.
     URBAN Care saç bakım serileri bitkilerden elde edilen ve yüksek koruyuculuk özelliğine sahip phytokeratin proteinine sahiptir. Tüm URBAN Care ürünleri içerdiği bitkisel keratin teknolojisi ile saçınızı onarıp direncini artırırken kimyasal işlemlere karşı korur, saçlarınıza yeniden canlılık ve esneklik kazandırarak kırılmaları önler.
     Saçlarınıza yeni boyutlar kazandırmak ve URBAN Care ailesinin ışıltılı dünyasını keşfetmek için Gratis, Watsons, Rossmann, Tekin Acar gibi seçkin parfümeriler ve eczanelere bekliyoruz.
*Basın bültenidir. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ShareThis