29 Haziran 2013 Cumartesi

Çekiliş Duyuruları ve Bloglovin'e Davet

En başta, Google Reader'ın 2 gün sonra kapanacağını hatırlatıp sizi bloglovin' hesabıma davet ediyorum. Yan taraftan bloglovin' banner'ına tıklayarak da takibe alabilirsiniz :)

Gel gelelim çekilişilere...

Bakimliblog'un yaz çekilişi için buraya.
Miskinkek'in Kamelya.com ile ortak gerçekleştirdiği çekiliş için buraya.
Yine Miskinkek'in Dermomarket'le yaptığı çekiliş için buraya.
Deniz Saatcioğlu'nun çekilişi için buraya.
Her şeyden bir tutam'ın Pangea Organics çekilişi için buraya.
Alice'in çekilişi için buraya.
Dramakeupqueen'in ilk çekilişi için buraya.
Vanilya Yağmuru'nun yaz hediyesi için buraya.
Ege'li Hayatım'ın ilk çekilişi için buraya.
Makyaj Kelebeği'nin çekilişi için buraya.

Kozmetik Bulvarı'nın ilk çekilişi için buraya.











Deniz'in Şarkısı'nın ilk çekilişi için buraya.
 












Oje Bahçesi'nin ilk çekilişi için buraya.













Herkese bol şans!

25 Haziran 2013 Salı

Yeni Igora Royal Lansmanı

Uzuuun bir aradan sonra hepinize selamlar!
Aslında hala bir şeyler yazasım yok ama hem blog'umun başına çok boş bırakmak istemiyorum hem de çok fazla yazı birikti.

27 Mayıs Pazartesi günü İstanbul'daki Igora Royal Lansmanına davetliydim. Bursa'dan geleceğim için, feribot iskelesinin etkinlik mekanına yakın olup olmadığına baktıktan sonra aldım feribot biletlerimi. Bir an gözüm karardı diyebilirim :)

Kendim de Igora Royal kullandığımdan, bu davet ilgimi daha çok çekti. Hilton Convention Center'a girene kadar bu kadar geniş kapsamlı ve profesyonel bir etkinlik olacağını düşünmemiştim. Davetlilerin büyük bir kısmı basın mensubu ve kuafördü.
Davete biraz erken gittim, basın programının sonuna yetiştim. Türkiye'nin en iyi kuaförleri bir yanda durmuş, saçlarınızı yapmak için beklerken, az ötede de NARS standında makyaj yaptırma imkanınız vardı. Tabii ki ikisinden de yararlandım :)

Saçımlarımı Özüm Bey yaptı. Tam bir profesyoneldi, 5 dakikada bitiriverdi işini, aynaya baktığımda kendime inanamıyordum :) Hatta saçlarımı o kadar beğendim ki, bozmak istemedim :) Saçlarımı açtığımda bile hala harika görünüyordu.


NARS, zaten çok severek kullandığım bir markaydı. Blog'larda çok övülen renkli nemlendiricisini deneme fırsatım oldu ve bayıldım! Aynı şekilde, dudak kalemlerine de bittim, en kısa zamanda almalıyım!

NARS'ta makyaj yaptırdıktan sonra tesadüfen ChunliBeauty'yi gördüm ve onun sayesinde diğer blogger'ları buldum. Kryolan etkinliğinde tanıştığım Şebnem'in dışında, Aylin'in Kozmetik Günlüğü ve Küçük Şirin Mutluluklar blog'unun sahibi Ebrar'la tanıştım.

Bir şeyler atıştırıp muhabbet ettikten sonra defilenin başlayacağı anonsu yapıldı ve yukarı, defile salonuna geçtik. İçerisi çok kalabalıktı.
 İlk fotoğrafta blogger buluşmalarının neşesi Şebnem'i, ikincide Aylin, Ebrar ve Şebnem', üçüncüde ise Şebnem'le Aylin'i görebilirsiniz :) Ne yazık ki fotoğrafların bir çoğu çok kötü çıktığı için geri kalanını koymadım...

Defile modellerin gösterileriyle başladı, yenilenen Igora Royal'le devam etti. 
Bu -oldukça kötü çıkmış- fotoğraftan da göreceğiniz gibi, yeni Igora Royal kullanan kuaförlerin müşteri memnuniyetleri çok daha yüksek. Yeni sloganları ise: "Yüksek çözünürlükteki gerçek renkler"


Ardından Türkiye'nin en seçkin kuaförlerinin rol aldığı Papatya 8-55 kısa filmi gösterildi ve bütün salon gülmekten kırıldık. Gerçekten çok başarılı bir film olmuş :)

                                                Yeni IGORA ROYAL / Papatya 8-55

Filmde rol alan kuaförler Mahmut Ebil, Ali Gür, Özcan Çolak, Kırıktarak Ali, Oktay Kaymakoğlu ve Yıldırım Özdemir, Mission:Impossible filminin müziğiyle sahneye çıktığında ise salon alkışlardan yıkılıyordu. Bu karizmayı alkışlamamak da zor, haksız mıyım? :)


Dünyaca ünlü saç tasarımcısı ve topuz uzmanı Tatiana Nitchenko'nun saç şovu başladığında ise, feribota yetişmek için çıkmak zorunda kaldım.

Önceleri Bursa'dan kalkıp gelmekte kararsız kaldığım bu etkinliğe katıldığım, blog'um için bir şeyler öğrenebildiğim, yine birbirinden tatlı blogger'larla tanıştığım için çok memnun oldum. Daveti için Med Partners'a ve Sevda Hanım'a çok teşekkür ederim :)

3 Haziran 2013 Pazartesi

30 Mayıs 2013 Perşembe

Mayıs Ayının Son Çekilişleri

Bu ay bitmeden katılmadığım çekiliş kalmasın, ilerleyen günlerde de gelsin 2. çekilişim ;)

- Ahududusu'nun çekilişi için buraya.
- Begüm'ün merakla beklenen ilk çekilişi için buraya.
- Yasemin'in EST çekilişi için buraya.
- Makyajmanya'nın çekilişi için buraya.

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Erkek Gözünden: Jil Sander - Sun Men

Artık erkekler de kendine bakıyor, bakım ürünleri alıyor. Kendi arkadaş çevremdeki erkekleri bakım ürünü almaları konusunda genelde ben yönlendiririm ya da sahip oldukları bütün ürünler benim hediyemdir :) Eskiden parfüm sıkan, krem süren erkeklerler tuhaf karşılandırdı ama neyse ki bu zihniyet aşılıyor, erkekler dış görünüşlerine daha çok önem veriyor. Bazı blog'larda erkeklerin kozmetik üzerine yazılarını görüyorum ve okumaktan çok keyif alıyorum. Ben de bundan sonra blog'umda "erkek gözünden" diye bir bölüm açmaya ve çevremdeki erkeklere kullandıkları ürünlerin yazılarını yazdırmaya karar verdim. Umarım keyif alırsınız :)
İlk yazı, kendi deyimiyle "benden önce sadece limon kolonyası kullanan" yakın arkadaşım Onur'dan. Laf aramızda, ben bile bu kadar güzel bir inceleme yazamazdım ;)

-----
Jil Sander Sun Men

Jil Sander’in erkek kullanımına sunduğu bir yaz parfümü. Tam anlamıyla yazı hatırlatıyor.

Parfüm, hemen hemen bütün yaz parfümlerinde olduğu gibi turunçgil notalarıyla açılıyor. Ardından nutmeg ve vanilya ile kremsi bir hal alıyor. Vanilyadan kaynaklanan bu tatlılığa orta notalarda kakule de katılıyor ve baharatımsı bir hal alıyor. Ancak burnu çok yormayan ve baharat denince hemen akla gelen insanın içini bayan o bilindik baharat kokusu değil. Çok hafif.
Başlangıç ve orta notaların bu gidişatına dip notalarda sandal ağacı eşlik ederek parfüm son halini alıyor ve tenden bu şekilde ayrılıyor. Turunçgil ve kremsi vanilya/nutmeg kokusu parfümün esasını teşkil ediyor izlenimime göre. Birkaç yerde bu parfüme “güneş yağı” kokusu denildiğini de okumuştum. İnsanların aklında direkt yaz çağrışımı yapmak istemişler ve bunu da gerçekten başarmışlar. Tam anlamıyla yazı hatırlatan bir koku. 



Parfümle ilgili yorumlarıma gelecek olursam. Her ne kadar erkek parfümü olarak lanse edilse de tipik maskülen parfümlerden değil. Hatta hiç değil. Öyle ki üzerindeki “Men” ibaresi olmasa pekâlâ bir kadın parfümü, en azından unisex parfüm olarak da satışa sunulabilirmiş.  Bu bağlamda sadece erkeklerin değil, kadınların da alıp kullanabileceklerini düşünüyorum. 


Parfümün kalıcılık ve farkedilebilirlik açısından çok iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. Parfümü sıktıktan bir saat sonra kokusunu almayacaksınız büyük ihtimalle. Yaz mevsimindeki parfümlerin geneline has bir özellik aslında, tıpkı farkedilebilirliğin düşük olması gibi. Parfümü bu konuda fazla eleştirmemek lazım bana göre. Ancak bu konuda eklemek istediğim bir husus, Jil Sander Sun Men, daha çok gece kullanımına uygun bence. Örneğin bir yaz gecesi spor kıyafetlerle arkadaşlarınızla buluşmaya gideceksiniz eğer  sizin için biçilmiş kaftan. Yani gündüz kullanımı ile gece kullanımı arasında bariz fark var ve bunu siz de hissedeceksiniz. Hatta bazı forumlarda parfümün “playboy parfümü” olarak nitelendirildiğini de belirtmiş olayım :) 


Fotoğrafta görüldüğü üzere parfümün yarısına kadar geldim, yani genel itibariyla memnunum diyebilirim Yaz mevsimini bu şişeyle geçireceğim büyük ihtimalle. Bu şişe bitince yenisini alır mıyım peki? Zannetmiyorum.

Peki bu parfümü öneriyor muyum? Elbette. Zira herkesçe bilinmeyen bir koku. Bu bir avantaj, herkes gibi kokmayacak, çoğu kişi kokunuzu merak edecek, -özellikle karşı cins- ve tipik yaz parfümlerinden birini kullanmamış olacaksınız. Yaz mevsiminde yazı hatırlatan notalarıyla dikkat çekeceksiniz. Bilindik parfümlerden sıkılan ve farklılık arayanlara tavsiye edebilirim.


Fiyat açısından değerlendirmem ise şu şekilde; bilindik parfümeri zincirlerinden almanızı tavsiye etmem. Çünkü fiyatı biraz yüksek. İnternetten oldukça uygun fiyatlara sipariş edebilirsiniz. Yine de fiyatının bilindik erkek parfümlerinden  daha yüksek olduğunu söyleyebilirim.
Son olarak parfüm 125 ml’lik şişede EDT olarak geliyor, günlük kullanım için en az 5-6 fıs sıkmak gerekiyor. Buna rağmen bir şişe parfümün bütün yaz boyunca yeteceğini düşünüyorum.


ONUR.

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Bitti de Gitti! #3

Makyaj ürünü bitiremesem de cilt ve saç ürünleri bitirebiliyorum. Bitmiş ürünleri koyduğum poşet kalabalıklaşınca yazısını yazmaya karar verdim.


- Doa Kozmetik Yağlı Saçlar için Sülfatsız Şampuan: Çok memnunum, erkek arkadaşım da bundan kullanıyor, o daha da memnun. 3 kutu daha aldık, yazısı blog'da olacak ;)
- Otacı Bitki Özlü Şampuan - Isırgan: Otacı'dan ilk şampuanım, çok memnun kaldım. Diğer çeşitlerini de deneyeceğim.
- Taft Mega Güçlü Saç Spreyi: Hacim vermesi çok iyi, daha iyisini görmedim desem yalan olmaz :)
- L'oreal Elseve Hacim Veren Şampuan + Saç Kremi: Yeterince hacim vermiyordu, pek memnun kalmadım.
- Doa Kozmetik Keratinli Saç Bakım Maskesi: Doa Kozmetik yazımda bahsetmiştim. Çok çok seviyorum, yedeği var ;)
- Doa Kozmetik Hindistan Cevizi Yağı: Şu sıralar kendisini The Body Shop hindistan cevizi yağı ile aldatmaktayım, o bitince buna geri döneceğim. Bundan da bahsetmiştim.
- Perlodent Hassas Dişler için Diş Macunu: Normalde hassas dişler için üretilen diş macunları diğerlerinin 2 katı fiyatına satılıyor ama bunu Rossmann'dan 3-4 liraya almıştım, diğerleriyle aynı fiyattaydı. Öko-test'ten "sehr gut" derecesiyle geçmiş, başarılı bir ürün.
- Watsons Burun Bantları: Koli bandından hallice, sevmiyorum. Gerçi sevmememe rağmen dördüncü ya da beşinci alışım bunları :)
- Korres Yağlı Ciltler için Yüz Temizleme Jeli: Çok çok seviyorum, bittiğinde kahroldum! Yazısını da yazmıştım. Yazın çıkacağım Yunanistan ziyaretinde stok yapacağım.
- Fresh Juice Duş Jeli: Yurt dışından almıştım. Kokusu çok güzeldi.
- Krasnaya Liniya İntim Jel: Bunu da yukarıdaki duş jeliyle birlikte Azerbaycan'dan almıştım. Tam 1 sene gitti, böyle bereketli ürün görmedim :)

Bir sonraki "Bitti de Gitti" yazımda makyaj malzemeleri de olacak, dibi görünen ürünlere abanmaya devam! :)

18 Mayıs 2013 Cumartesi

The Body Shop - Seaweed Yüz Temizleme Jeli

Karma/yağlı ciltler için için olan bu jeli çok beğendim. Kimi yüz temizleme jelleri yüzümü kurutuyor, ancak bu kurutmadı. Yapısı çok hafif, sabun da içermiyor. 
Birkaç damlası bile tüm yüzünüzü temizlemeye yetiyor, bu bakımdan bereketli sayılır.

 Şeffaf renkte ve oldukça akışkan.

İçeriğinde SLS var, o yüzden bir daha alma konusunda kararsızım.

Bu jeli yurt dışından 8 euro'ya almıştım, burada 26-27 tl'ye satılıyor. Biraz yüksek geldi fiyatı. Aynı paraya "dermokozmetik" tabir edilen markaların ürünlerini alabilirsini.

Sizin karma/yağlı ciltler için önerebileceğiniz -içeriği daha az zararlı- yüz yıkama jelleri var mı? :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ShareThis