1 Ekim 2013 Salı

3 Aylık Kozmetik "Bavulum"!

Rio de Janeiro'dan herkese merhaba! :D

Uzun zamandır blog’umla ilgilenememe nedenim, 3 aylık Güney Amerika seyahatimi planlamaktı. Yarım yamalak da olsa hazırlıklar bitti ve Dubai aktarmalı olarak Rio'ya varabildim birkaç saat önce. Sanki yıllardır yoldayım, çok yoruldum. Kendimi direkt hostel'e attım, biraz dinlendikten sonra daha önce yazmış olduğum bu yazıyı düzenleyip yayına verdim, umarım keyifle okursunuz :)

Üniversitedeyken sırt çantamla Avrupa’yı defalarca gezdim. Okulum olduğu için Avrupa dışına uzun süreli gidemedim. Hazır bu yaz üniversite bitti, hep hayalimdeki gibi uzun uzun gezmek için vakit varken, ben de kendimi Güney Amerika’ya atmaya karar verdim. Ekimin sonlarında başlamak üzere 1 buçuk ay Buenos Aires’te staj yapacağım, öncesinde ve sonrasında da komşu ülkeleri arşınlayacağım.

İlk kez Avrupa ve Kafkasya dışında bir coğraftayaya hem de bu kadar uzun süreli gidiyorum. O yüzden bir "sırt çantalı gezgin" olarak evde bulabildiğim en büyük bavulu aldım. Ancak o kocaman bavula sadece kozmetik ürünlerim, yolda atıştırmalık olarak aldığım yiyecekler, şişme yatağım ve hediyelikler sığdı. Kıyafetler için bir de el bavulu yük ettim kendime.
 Masanın üzerinde genel görünüm :)

 
Bavulumu hazırlarken, yanıma alacağım kozmetik ürünlerini salondaki masanın üzerine bıraktım tek tek, daha sonra kutulara ve makyaj çantalarına koydum. Bakalım neler götürüyorum? ("Ne götürmüyorum" desem daha mı doğru olurdu acaba? :) )

İlk fotoğrafta bana 3 ay yetecek kadar oje, stokladığım ve onlarsız yapamadığım NOB mendiller, bolca lens solüsyonu, yedek lensler, mendiller ve diş tellerim için balmumu var. (Bu kadar balmumu gerekli miydi, emin değilim :) )

Bu fotoğrafta, kremlerim, güneş ürünlerim, Bioderma’larım, taşıması ve kullanması kolay maskeler, burun bantları, pamuklar var. Orada masraf etmemek için evdeki stoğumu götürüyorum. Ağır bavuluma tek tesellim, bitirdikçe atacak olmam ve bavulumda yer açılacağı gerçeği.

 


Saç ürünü olarak, vazgeçemediğim Otacı’larımı, Liby’ninDünyası’nın çekilişinden kazandığım Down Under Natural’s’ın seyahat boy serisi, çok sevdiğim arkadaşım Mila’nın tavsiyeleriyle aldığım Charles Worthington’ın saç kremi ve ölüp bittiğim, asla yanımdan ayıramadığım Sephora domuz kılı saç fırçası bavulumda yerini aldı.


Vee makyaj malzemelerim...
 


Normalde çok makyaj yapmayan ama seyahatlerinde makyajsız çıkmayan biri olarak kirpik kıvırıcısından kalemtıraşa kadar aldım yanıma. Far olarak Balm Jovi palet (her derde deva) ve seyahat vazgeçilmezlerim MAC Sorcery ve Golden Rose’un kiremit rengi, hafif ışıltılı farını aldım.Bu ikiliyi seyahatlerde yanımdan ayırmıyorum.
Allık olarak çok açılmadım, fırçalı olması nedeniyle sırt çantalı seyahatlerimde pratiklik sağlayan ve aynı zamanda en sevdiğim allık olan Benefit-Dandelion’ı ve MAC-Springsheen'i aldım.
Selin’in çekilişinden kazandığım Essence bronzer’ımı, her yere götürdüğüm Sephora transparan pudramı ve fondöten sürmeye üşeneceğim zamanlar için de Golden Rose pudramı aldım.
Göz altları gökkuşağı gibi mor, sarı ve yeşil tonlarından oluşan biri olarak bitmesine az kalan Golden Rose kapatıcımın yanında, MAC’ten aldığım ve kullanmaya can attığım kapatıcımı da stokladım.

MAC jel eyeliner ve MAC kaş maskarası gibi vazgeçilmezlerimi de en başta hazırladım.
Bitmesi yaklaşan ve çok sevdiğim Golden Rose maskaram, partiler ve gece gezmeleri için  They’re Real’ım ve bunlar biterse diye yedeklediğim, Liby’nin Dünyası’nın çekilişinden kazandığım Avon maskaram ile sayıyı 3’leyerek rekor kırdım.

Rujda riske girmemek için doğal renklere yöneldim- ki zaten güzel bir göz makyajı yaptıktan sonra dudağınıza pek bir şey sürmeseniz de oluyor. Avon Türkiye tarafınan bana gönderilen harika dudak kalemini ve Liby’den kazandığım Avon’un mor göz kalemini, MAC’in kırıla kırıla bitirmek üzere olduğum kahverengi göz kalemini ve L’oreal’in siyah göz kalemini de kalemlerime ekledim.

Son olarak da, Gratis’teki acı badem sütü alana makyaj temizleme mendili hediye kampanyasından kaptığım Bebak’larımı ekledim. Acı badem sütü Arjantin’de yerleşik kalacağım zamanlar, mendil ise sırt çantamla gezeceğim zamanlar için.

Bitti mi? Bitmedi.
Favori yüz temizleme jelim olan Avene’i hem aylarca gittiği için hem de çantaya akma-dökülme yapmayacak kapağı için tercih ettim. Fırçalarımı yıkamak için bitmek üzere olan Dalin şampuan, günlük temizlik için Sephora’nın fırça temizleyicisi (bu ikisi biraz lükse kaçtı sanırım), yine Liby’den kazandığım minik kakao yağı (bu yaz sadece 1 kez denize girmiş biri olarak Türkiye’ye zenci olarak dönmeyi planlıyorum!) ve vücut sütü, bir de bol bol tester aldım. Tester’lar sırt çantalı günlerim için.

(Bir de fırçalarım var ama onları kuruttuğum için fotoğraflarken es geçtim)

Evde bulabildiğim her türlü makyaj çantası ve kutu türevine malzemelerimi doldurdum, sonuç şu şekilde:

 Kutuladıktan ve yerleştirdikten sonra genel görünüm...


Pamuk ve mendil gibi yumuşak ürünleri bavuluma dolgu malzemesi olarak kullandım. Bioderma damacanası her zamanki gibi dışarıda kaldı.


Son olarak, bavulumun içinde görünüşleri böyle:



Avon kutusunun yanındaki gri poşet "Bioerma damacanası". Ağzını sıkıca kapatıp peçeteyle sardım ve paket lastiğiyle de peçeteyi sabitledim. Poşete de sardıktan sonra bavulumun içine akmaz diye umuyorum.

Bavulun gördüğünüz haline 3-5 hediyelik ve ıvır zıvır yerleştirdikten sonra bavulu zar zor kapatabildim. Bazen keşke erkek olsaydım diyorum. Bi deodorant, bi traş bıçağı yeter :)

Orada olduğum sürede yayınlanması için birkaç yazı planladım. Brezilya ve komşu ülkelerdeyken yazı yazamayacağım ama Arjantin’de mutlaka yazacağım. Güney Amerikalı kadınların güzellik sırlarını çözmeye çalışacağım :p

Türkiye’ye döner dönmez de, bir gezi sitesi açma planım var. Gezdiğim, gördüğüm ülkelerde aldığım notlarımı bir yerde birleştirip benim gibi gezgin ruhlu insanlara yol gösterme fikri beni heyecanlandırıyor.

Blog’umun en uzun yazılarından biri oldu, umarım sıkılmadan okumuşsunuzdur. Oraya varınca, çok gerekli olan bir kozmetik ürünümü unuttuğumu fark edeceğim, şaşmaz :)

Son dakika: Bavulun sapı daha İstanbul'dayken koptu, yarın Rio'da bavul bakacağım kendime. Yok yok, o son bronzer'ı almayacaktım ://

12 yorum:

  1. İstanbul'da serin,yağmurlu bir sabaha kalktık.orada hava nasıl çok merak ediyorum.başta rio ve diğer latin Amerika ülkelerinden bol bol resim paylaş.şimdiden iyi eğlenceler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rio'da hava ılık, ama şortla gezilebilecek gibi. Tabii Brezilyalılara sorsan soğuk diyorlar ama denize girilecek hava :)

      instagram'dan fırsat buldukta foto paylaşacağım, çok ilginç yerler :)

      Sil
  2. gezi notlarını ve güzellikleri tescilli hatunlar neler kullanıyormuş merakla bekliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ingilizce bilen bir kız bulsam sorguya çekeceğim valla :))

      Sil
  3. ahhh okurken daraldım canım ne bu böyle kozmetik market gibi gidiyorsun bu kadar ürünü 3 ayda nasıl kullanacaksın :))) yazını okuduktan sonra dönüp kendi ürünlerime bakınca şok oldum 1 far 1 bb krem 1 allık 3 5 fırça 3 5 ruj hepsi bu :))) umarım hepsini kullanmadan dönmezsin :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya sorma, ben de bavuluma baktıkça daralıyorum. paketlerken bu kadar çok görünmemişlerdi gözüme valla :)) bitirmek için var gücümle çalışacağım, bu kadar şeyi türkiye'ye taşımak istemiyorum geri :)

      Sil
  4. Aman tanrım gozlerim bayram etti :) Bana da beklerim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de gördükçe baygınlık geçiriyorum :)
      takibe aldım ;)

      Sil
  5. iyi yolculuklar dilerim hepsi birbirinden harikaymış:)
    mimledim seni, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim :)
      mim'lere bayılırım, en kısa zamanda yapacağım ;)

      Sil
  6. Söylediğinde bu kadar çok olacağını hayal etmemiştim sanırım. Hala bu duruma şaşırmama şaşıyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bana şaşırmamayı öğreneceksin zamanla :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ShareThis